BİLDİRİ DETAY

Pelin AVŞAR KARABAŞ, Ozan KARABAŞ, Aybüke İŞLEYEN
CEVAT DERELİ’NİN RESİMLERİNDE FİGÜR, NESNE VE LEKE DEĞERLERİ
 
Öz: Giriş: Türk Resmi’nde 1950’li yıllarda başlayan yeni figürasyon eğilimi, 1980 kuşağı sanatçıları için oldukça önemli bir temel oluşturmuştur. Bu dönemde; toplumsal eleştirel gerçekçi, dışavurumcu, fantastik gerçekçi ve soyut figüratif gibi çeşitlilik gösteren figüratif yöndeki eğilimlerin yanı sıra, gittikçe güçlenen naif sanat eğilimi de gelişim gösteren üsluplar arasındadır. Doğa gözlemine dayalı lirik eserlerin dışında, figür resminde içeriğe önem veren araştırmaların çoğalması ile birlikte zenginleşen üslup farklılıkları, sanatçıların özgür arayışlara yönelmeleri için uygun bir ortam yaratmıştır. Bu özgür arayış ortamı içerisinde dikkat çeken önemli Türk ressamlardan birisi olarak Cevat Dereli; Avrupa'da Kübizm ve Konstrüktivizm’in hakimiyet sürdüğü sıralarda, resimlerinde bu akımlardan etkilenen sanatçıların bir arada olduğu Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Grubu üyelerindendir. 1900 yılı, İstanbul doğumlu olan Cevat Hamit Dereli, Türk sanatına özellikle figüratif resim anlayışıyla yapmış olduğu katkılar ile tanınmaktadır. 1915 te Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girmesinin ardından Avrupa sınavını kazanarak, 1923’te Paris’e gitmiş ve Julian Akademisi’nde Paul Albert Laurens ve diğer bazı atölyelerde çalışmalarını sürdürmüştür. 1928 yılında yurda dönmüş, Güzel Sanatlar Akademisi’nde Nazmi Ziya atölyesinde asistanlığa başlamıştır. 1932’de akademiden ayrılarak Tıp Fakültesi’nde desinatörlük, Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü, İstanbul Erkek Öğretmen Okulu ve Haydarpaşa Lisesi gibi kurumlarda resim öğretmenliği yapmış, 1939’da yeniden akademiye dönmüş ve İbrahim Çallı Atölyesi’nde akademisyenlik görevini üstlenmiştir. Amaç: Bu araştırmanın amacı, ünlü Türk ressam Cevat Dereli’nin sanatsal tavrındaki üslupsal özellikleri irdelemek ve resimlerini inceleyerek yorumlamaktır. Kapsam: Araştırma Cevat Dereli’nin, dışavurumcu figür kompozisyonları ve doğa çıkışlı sanat anlayışı içerisinde betimlediği resimler kapsamında gerçekleştirilmiştir. Sınırlılıklar: Araştırmada ele alınan resimler, sanatçının özellikle toplumsal konulara ilgi duyduğu süreç içerisinde; nesnel değerler, figürler ve bunlara katılan geometrik leke dağılımlarıyla oluşturulan kompozisyonlar ile sınırlandırılarak yürütülmüştür. Yöntem: Araştırma tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tarama modeli tavırları, davranışları karşılaştırmak ve betimlemek için bir veri toplama sistemidir (Gürsakal, 2001: 135). Arseven’e (1994: 14) göre, belli bir zamanda olay ve olguların doğal şartları içindeki gerçek durumunu saptamak üzere, toplum evreninden seçilen bir örneklemden elde edilen verilere dayalı yapılan bir araştırma biçimi olarak tanımlanabilir. Bulgular: Cevat Dereli, dışavurumcu figüratif kompozisyonları ve doğa çıkışlı sanat anlayışı içerisinde öncelikli olarak portreler üretmiştir. Sanatçının eserlerinde toplumsal konulara ilgi duymasından kaynaklanan ilk örnekler, 1900’lü yılların başlarındadır. Köylülerin günlük yaşamlarını ve uğraşlarını birer kesit olarak kendine özgü bir içtenlikle resimlerine aktaran Dereli, konuya dahil ettiği bütün nesnel değerler ve figürleri, oylumlarını belirgin kılan sert geometrik konturlar ve buna eklenen geometrik leke dağılımlarıyla aktarmıştır. Kimi zaman köy görünümleri ve köylü yaşamı, kimi zaman Ürgüp, Kayseri, Sinop, Bursa, Gümüşhane gibi kent görünümleri, İstanbul’un Boğaz, Adalar, Çamlıca, Baltalimanı, Sarayburnu, Çekmece Gölü gibi doğal güzellikleri, Dolmabahçe, Beylerbeyi sarayları, kimi zaman ise balıkçılar, Mevleviler gibi peyzajlar ve bu peyzajlara canlılık katan figürler Dereli’nin vazgeçilmez konuları arasındadır. 1950’li yıllar sanatçının yöresel konulara ağırlık vermekle birlikte; resimlerde biçim, mekan, hacim ve nesneleri çevreleyen konturlar bakımından değişiklikler gözlenen ve öznel üslupsal özelliklerin belirginleşerek ön plana çıktığı yıllardır. Eserlerdeki kompozisyonlar geometrik bir sistem içerine yerleştirilmiş ve bu yerleştirme geometrik bir leke düzeniyle pekiştirilmiştir. Resimlerde yer yer minyatür etkisi hissedilmektedir. Kendine özgü bir biçim anlayışını tüm yönleri ile barındıran sanatçının; küçük geometrik parçacıkların birleşimi ile inşa edilmiş kompozisyonları, yöresellik ve emeğin yüceltilmesi gibi kavramsal açılardan da oldukça etkili bulunmaktadır. Sonuç: Cevat Dereli ele aldığı yöresel konularda, biçimsel motifleri ön plana çıkarmakla birlikte; Anadolu halkının yaşamsal özelliklerini oldukça sadeleştirilmiş ve şematik resimsel kurgular ile yorumlamıştır. 1960 yılından sonraki eserlerinde; çizgiler daha yalın, renkler ise fonlarda daha açık olmakla birlikte, nesne ya da figürlerde ise daha canlı tonlarda kullanılmıştır. Bu gelişim doğrultusunda sanatçı, 1970’den sonra ulaştığı oldukça yalınlaşan anlatımı ve soyutlamacı biçimlendirme anlayışına yönelik geliştirdiği kendine özgü kimliğini, yaşamının sonuna kadar bu anlayışa yönelik eserler üreterek sürdürmüştür.

Anahtar Kelimeler: Cevat Dereli, Türk Resmi, Resimde Peyzaj, Resimde Figür, Figüratif Resim



 


Keywords: