BİLDİRİ DETAY

Münevver DAĞGÜLÜ , İbrahim Başak DAĞGÜLÜ
DİVANYOLU ÜZERİNDE YER ALAN TARİHİ KENT MEYDANLARI , BU MEYDANLARI TANIMLAYAN BİNALAR VE BU MEYDANLARIN BARINDIRDIĞI GÜNÜMÜZDE VAROLMAYAN İŞLEVLER
 
Giriş: Osmanlı döneminde; İstanbul’da tarihi meydanlar ve yollar günlük yaşamın bir parçası olarak çeşitli işlevleri bünyesinde barındırmaktaydılar. Bazen bu meydanlar Osmanlı askeri teşkilatının bir toplantı yeri ; bazen de halkın herhangi bir konuda bilgilendirildiği alanlar olabilmekte ve Her çeşit toplantı , miting ,isyan ,ceza ve infazlar bu meydanlarda gerçekleştirilmekteydi .Bu meydanların çevresindeki külliyeler ve bedestenler içinde halkın günlük ihtiyaçlarına cevap verebilecek iş ve meslek gruplarına ait mesleklerinin ehli kişiler iş ve düzenlerini oluşturmaktaydılar .Osmanlı Padişahları (1299-1300) imparatorluğun başkentini , önce Bursa, daha sonra Edirne ve nihayetinde III.Ahmet’ le birlikte temelli olarak 1703 den sonra İstanbul’a taşımışlardır .Özellikle III Ahmet döneminde İstanbul (tarihi yarımada)içinde yeni yollar açılmıştır .Büyük saraylar ana yol güzergahında yer almaktaydı ve ayrıca bu yol güzergahında çeşitli etkinliklerin gerçekleştirildiği meydanlar yer almaktaydı. Padişahlara , önemli devlet adamlarına ve sultanlara ait birçok Camiler ,medreseler ,şifahaneler, medreseler ve hastaneler ,her türlü iş ve meslek gruplarına ait fabrikalar ,atölyeler kurulmuştu. Bu meydanlardan bazıları Divan-ı Ali Meydanı, Ayasofya Kebir Meydanı , At meydanı , Acemi oğlanları Meydanıydı. Osmanlı İmparatorluğunun son başkenti olan, tarihi yarımadayı çevreleyen surlar içindeki İstanbul’un en önemli meydanları ve Devlet-i Aliye’nin saltanat yolu olan “Ordu Caddesi” üzerinde ,İstanbul’un fethinden İmparatorluğun yıkılışına kadar geçen süreçte her türlü etkinliğe sahne olmuş,önemli meydanlar bulunmaktadır. İşte Ordu caddesi de denilen; divanyolu ( yeniçeriler caddesi) Aksaray’daki Et meydanı ile başlar, Laleli Cami ve Koca Ragıp Paşa külliyesini takiben, bugün mevcut olan Lalelideki İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi önünden büyük çarşıya doğru giderken sol tarafta II Beyazıt medresesi daha ileride Cami ve türbeleri ve Fatih Sultan Mehmet’in inşa ettirdiği Büyük Çarşının da ( günümüzde Kapalı Çarşı) içinde yer aldığı ,Eski saray önündeki Büyük Beyazıt-ı Veli meydanına ulaşılır, aynı güzergahı takiben daha eski bir meydana, Roma ve Bizans döneminden zamanımıza dek gelebilen Çemberlitaş’ da ki ,Yanık direk meydanına ulaşılır.Ve nihayet Divan yolu Ayasofya Kebir meydanı, At meydanı ve Topkapı sarayının birinci avlusundaki Divan-ı Ali Meydanı ile son bulmaktaydı. Bu meydanlar bir askeri sınıf olan yeniçeriler ile saray çevresi ve halk arasında etkin bağların kurulmasında önemli roller üstlenmişlerdir. Özellikle “Divanyolu” adıyla anılan bu yol güzergahı üzerinde yer alan meydanların geçmişteki işlevlerinin neler olduğunu ortaya koymak ve her meydanın kendine özgü işlevlerini vurgulamak bu bilgilerin toplumsal hafızamızdan tümüyle silinmesini önlemek açısından önem kazanmaktadır.Bir zamanlar bu meydanlar,onları çevreleyerek tanımlayan binalar,bu binaların barındırdıkları işlevler, bu meydanlarda tarihi süreç boyunca gerçekleştirilen etkinlikler,her meydanı ayrı kullanılış biçimi ile bir dönemin günlük yaşamı ve sosyal yapısını ortaya koyan nitelikleri ile farklı özellikler taşımaktaydılar.Bu meydanlar at meydanı,deve meydanı,et meydanı ,divan-ı ali meydanı gibi isimlerle anılmaktaydı.Her meydan çevresinde yer alan külliyeler ve içindeki eğitim yapılarıyla,işliklerle,çarşılar ve alışveriş alanlarıyla,acemi oğlan ve yeniçeri kışlaları,askeri etkinlik alanlarıyla çok zengin,hareketli ve adeta kent bütününün can damarı üzerinde yer alan yaşayan birer organizma gibiydiler.1922 tarihli ve hava fotoğraflarından üretilmiş bir harita üzerinde yapılan incelemede Divanyolu’nun hala kentin en prestijli yol aksı olduğu görülmektedir.Yol güzergahındaki meydan ve sokak isimleri bu meydanların özelleştirilmiş kullanımlarıyla geçmişten günümüze bir köprü oluşturmakta ve günümüzde artık aynı işlevi barındırmasa bile geçmişi hatırlatan isimleriyle canlı ve hareketli yaşamlarını sürdürmektedirler. Amaç: Çalışmanın amacı 1922 tarihli harita esas alınarak ve daha eski başka haritalardan ve yazılı metinlerden elde edilen bilgilerle üretilen görsellerde bir zamanlar bu meydanlar üzerinde yer alan ve günümüzde mevcut olmayan yapıların da belirlenmesiyle geçmişte bu meydanlarda varolan yaşamın çözümlenmesidir. Kapsam:Çalışma İstanbul kentinin çok sayıda tarihi cadde aksından onu çok özel kılan nitelikleri nedeniyle sadece Ordu caddesi de denilen “Divanyolu” üzerindeki meydanlara odaklanmaktadır.Sınırlılıklar:Bu meydanlar üzerinde geçmişte var olmuş olan ve meydanlara kimliklerini kazandıran yapı stokunun tümüne ulaşmak kaynak yetersizliği nedeniyle mümkün olmadığından çalışma günümüzde mevcut kaynakların bize bildirdiği envanter ile sınırlı kalmıştır. Yöntem: Çalışmada kullanılan yöntem Literatürün araştırılması,tarihi belgelerde yer alan bilgilere ulaşılması ve bu bilgilerin hava fotoğraflarından üretilmiş ve bölgenin bilinen en eski ve güvenilir haritalarından biri olarak bilinen 1922 tarihli bir haritanın şablon olarak kullanılmasıyla üretilen görseller ve günümüz durumunu belgeleyen fotoğraflar üzerinden karşılaştırmalı olarak analizidir. Bulgular: Yapılan çalışma sonucunda umulandan daha fazla geçmiş yapı stokuna dair veriye ulaşılmış ve bu meydanlarda bir zamanlar kent yaşamına dair gerçekleştirilen önemli etkinlikler ortaya çıkarılmıştır.Çalışmada yeri bilinmeyen bazı tarihi yapıların yerleri hakkında öngörüde bulunmak ta mümkün olmuştur. Sonuç: Çalışmanın sonucunda İstanbul kentinin geçmişte de günümüzde olduğu gibi toplumsal yaşamın odaklandığı çok sayıda canlı meydana sahip olduğu.Hatta bu meydanların kent yaşamında günümüz meydanlarından çok daha etkili yaşamsal roller üstlendikleri görülmüştür.Bu meydanlar günümüz meydanları kadar büyük olmamakla beraber kent iççi sirkülasyonunun düğüm noktaları olmaktan çok belli işlevlerde ve hizmetlerde uzmanlaşmış alanlar olarak ortaya çıkmaktadırlar.Bunun yanı sıra meydanlar her türden toplumsal etkinlik için de kullanılmaktadırlar.Meydanların üstlendikleri toplumsal işlevlerin çeşitliliklerinin ise o meydanları çevreleyerek tanımlayan nitelikli yapı gruplarının barındırdıkları işlevler olduğu görülmüştür.Bu işlevlerin de meydandan meydana önemli farklılıklar gösterebildikleri anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Divanyolu,Tarihi meydanlar, Yapılar , Yaşam.

Anahtar Kelimeler: Divanyolu,Tarihi Meydanlar, Yapılar , Yaşam



 


Keywords: