BİLDİRİ DETAY

Alper SAĞLIK, Emre ÖZELKAN, Abdullah KELKİT
KENTLEŞMEDE KARŞILAŞILAN KISITLAMALARIN UZAKTAN ALGILAMA İLE İNCELENMESİ – ÇANAKKALE ÖRNEĞİ
 
Öz: Giriş: Kentleşme sistemlerinde en önemli ve temel kaynak topraktır. Sürdürülebilir ve sağlıklı bir kentleşme için koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi son derece önem taşımaktadır. Ülkemizde; plansız, denetimsiz, sağlıksız ve çarpık şehirleşme kentsel topraklar yönünden sorunlar yaratmaya başlamıştır. Bu sorunlar, nüfusun sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasını, çalışmasını güçleştirdiği gibi; doğal, yapay ve tarihsel çevrenin sahip olduğu değerlerin, bir daha gelmeyecek biçimde bozulmasına da yol açmaktadır. Çanakkale’de ilk planlama çalışmalarının yapıldığı 1949 yılından bugüne, kentsel büyüme açısından önemli bir değişim yaşanmış, kent genelinde hızlı ve plansız şekilde artan yapılaşma bu korunmuşluğu bozacak baskılar oluşturmuştur. Bu baskı ve ihtiyaçlar doğrultusunda gelişen ve değişen alansal ve niteliksel değişimlerin tespitinin uydudan ve uzaktan algılama teknikleri ile belirlenmesi ile kent alanlarındaki değişimin incelenmesi çalışmanın kurgusunu oluşturmaktadır. Amaç: Bu araştırma kentleşmeyi kısıtlayan coğrafi ve beşerî kaynaklı etkenlerin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Kapsam: Yapılan bu araştırmanın evrenini Çanakkale İli Merkez İlçe sınırlarında bulunan yerleşimin ve kent hayatının yoğun ve gelişmekte olduğu güney batıda Güzelyalı ve kuzey doğuda Musaköy arasında bulunan ve 26°20'6,143"-26°33'32,02" Doğu meridyenleri ile 40°1'48,95"-40°10'49,564" Kuzey paralelleri içerisindeki alan oluşturmaktadır. Kent alanlarındaki değişimi ve kısıtlayıcı etkenlerin belirlenebilmesi için Birleşik Devletler Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS) tarafından kullanıcılara sunulan 30 metre mekânsal çözünürlüklü 28.07.1998 ve 07.07.2008 tarihli Landsat 5 TM (Thematic Mapper) ve 15 metre mekânsal çözünürlüklü 30.06.2017 tarihli Landsat 8 OLI (Operational Land Imager) multispektral uydu görüntüleri kullanılmıştır. Kent alanlarındaki değişim ile ilişkilendirilmek üzere Türkiye İstatistik Kurumundan (TÜİK) nüfus verileri temin edilmiştir. Sınırlıklar: Temin edilen uydu görüntülerinin mekânsal çözünürlüklerinin orta seviyede olması ve yüksek mekânsal çözünürlüklü uydu görüntülerinin yüksek maliyetli olması bu çalışmadaki sınırlılıklarıdır. Yöntem: Bu çalışmada ilk olarak uydu görüntülerinin işlenmesi gerçekleştirilmiştir. Uydu görüntülerin geometrik düzeltmeleri USGS tarafından gerçekleştirilmiştir. Radyometrik düzeltmeler ise bu çalışma sürecinde gerçekleştirilmiştir. Görüntülerin atmosferik düzeltmeleri elektromanyetik spektrumun yakın kızılötesi bölgesini kullanarak çalışan ve multispektral görüntülerin atmosferik düzeltilmesi amacıyla kullanılan Quick Atmospheric Correction (QUAC) metodu ile gerçekleştirilmiştir. Landsat 8 OLI uydu görüntülerin pan-kesnkinleştirmesi (mekânsal çözünürlüğün 15 metreye çıkarılmasında) Nearest-neighbor Diffusion-Based Pansharpening metodu ile gerçekleştirilmiştir. Geometrik, radyometrik ve atmosferik olarak düzeltilmiş multispektral uydu görüntüleri coğrafi nesne tabanlı görüntü analizi (GEOBIA) metodu ile sınıflandırılmıştır. Bu amaçla eCognition yazılımı kullanılmıştır. Uydu görüntüsünü eşit büyüklükte gridlere bölen satranç tahtası (chess board) segmentasyonun bu çalışmadaki kent alanlarının sınıflandırılmasında en uygun yöntem olduğu tespit edilmiştir. Segmentasyon işleminden sonra ise oluşturulan segmentler sınıflandırılmıştır. Oluşturulan segmentlere belirlenen sınıf hiyerarşisinde alınan ilgili sınıflara ait numuneler doğrultusunda en yakın komşuluk sınıflandırma algoritması uygulanmıştır. Uygulanan bu yöntem kontrollü sınıflandırma yöntemleri ile benzerlik göstermektedir. Sonrasında, elde edilen kent alanları haritası ve yıllar içerisindeki değişim ile coğrafi ve beşerî etkenler ilişkilendirilerek kent alanlarının genişlemesini etkileyen kısıtlamalar ortaya konulmuştur. Bulgular: Elde edilen bulgular doğrultusunda kent alanlarının 1998’den 2008 yılına kadar 3,5km2 bir büyüme ile %15,4 büyüdüğü belirlenmiştir. 2008’den 2017 yılına kadar ise 3,6km2 bir büyüme ile %13,9 büyüdüğü belirlenmiştir. Nüfus değerlerinde 1998’den 2008 yılına kadar 16.825’lik artışla %16,4 ve 2008’den 2017 yılına kadar ise 55.825 artışla %46,8’lik bir yükselme meydana gelmiştir. 1998 ile 2017 arasında kent alanlarında %31,4 ve nüfusta ise %71 artış belirlenmiştir. Kent alanlarındaki dağılım ve değişim incelendiğinde 1998-2008 arasındaki artış 2008-2017 arasındaki artıştan %1,5 daha fazla olsa da bu iki dönem arasındaki değişimde çok büyük bir fark değildir. Ancak 1998-2008 arasında nüfusta %16,4 artış varken 2008-2017 yılları arasında %46,8’lik bir artış olması kentleşmedeki yapısal değişim hakkında bize bazı ipuçları vermektedir. 2008 ile 2017 yılları arasında Çanakkale’de imara açılan bölgelerde binaların kat izni daha fazladır. Diğer bir deyişle düşeyde yapılaşma yatayda yapılaşmada daha fazladır. Bu da 2008-2017 arasındaki alansal değişimin 1998-2007 ile neredeyse aynı olmasına rağmen nüfusun neredeyse üç katı artmasının bir sebebi olarak açıklanabilir. Tabi bunda mutlaka 1998-2007 arasında yeni yapılan yapılara yerleşen nüfusunda biraz etkisi olduğu göz ardı edilemez. Düşeydeki yapısal gelişimin en büyük sebebi kentleşmeyi kısıtlayıcı etkenlerdir. Yapılan gözlemler neticesinde coğrafi etkenlerin (topografya, orman alanları, deniz, nehir, göl vb. akarsular) ve beşerî etkenlerin (tarım alanların, üniversite ve askeriye gibi kamu alanları) kent alanlarını kısıtladığı ve bu etkenlerin yapılaşmada az katlıdan çok katlıya geçişe neden olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma sonunda, Çanakkale İline sürekli olarak bir rağbet olduğu ve buna bağlı olarak kentleşmenin ve nüfusun arttığı belirlenmiştir. Diğer taraftan kent alanlarının planlanmasında ve doğal gelişiminde coğrafi ve beşerî etkenlerin belirleyici ve kısıtlayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kentleşme, Nüfus, Uzaktan Algılama, Kentleşmeyi Kısıtlayıcı Etkenler



 


Keywords: