BİLDİRİLER

BİLDİRİ DETAY

Berna SARAÇOĞLU KAYA
PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİNİN ÖNEMİ VE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSK ANALİZLERİNDEKİ YERİ
 
İş sağlığı ve güvenliği (İSG) çalışmalarının amacı iş kazaları ve meslek hastalıklarından çalışanları korumak, daha sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmalarını sağlamaktır. İş kazaları ile meslek hastalıklarına neden olan risk etmenleri fiziksel (gürültü, titreşim, aydınlatma, termal konfor, radyasyon, basınç v.b.), kimyasal (maden, solvent, zehirli gazlar, asiy ve bazlar, pestisitler, plastik maddeler, tozlar v.b.), biyolojik (bakteri, virüs, parazit, burusella, şarbon vb.), ergonomik (işin fizyolojisi, ağır yük taşıma ve kaldırma vb.) ve psikososyal (iş güvencesi, gelecek kaygısı, uzun çalışma süreleri, iş stresi, şiddet, zaman baskısı, iş memnuniyetsizliği, monotonluk, dinlenme molalarının ihlali, mobing vb.) olarak sınıflandırılmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labour Organization - ILO) psikososyal riskleri; “iş doyumu, iş örgütlenmesi ve yönetimi, çevresel ve örgütsel koşullar, işçilerin uzmanlığı ve gereksinimleri arasındaki etkileşim” temelinde tanımlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization - WHO), işe bağlı stresin, bir bireyin psikolojik ve fiziksel sağlığını ve aynı zamanda bir kuruluşun verimini olumsuz yönde etkileme potansiyeline sahip olduğunu, bu nedenle iş stresinin dünya çapında işçi ve iş sağlığı için büyük bir zorluk olduğunun kabul edildiğini söylemektedir. Avrupa birliği sağlık ve güvenlik ajansı (AB-OSHA) psikososyal riskler ve işle ilgili stresin iş güvenliği ve sağlığında en zorlayıcı konular arasında olduğunu ve bunun bireylerin, kuruluşların ve ulusal ekonomilerin sağlığını önemli ölçüde etkilediğini söylemektedir. Bununla birlikte psikososyal risklerin, kötü iş tasarımı, organizasyonu ve yönetimi ile işin sosyal bağlamının zayıf olmasından kaynaklandığını ve işle ilgili stres, tükenmişlik veya depresyon gibi olumsuz psikolojik, fiziksel ve sosyal sonuçlara yol açabildiğini ifade eder. AB-OSHA, psiko-sosyal risklere yol açan bazı çalışma koşullarına, aşırı iş yükü, çelişen talepler ve rol netliği eksikliği, işçiyi etkileyen kararların alınmasında işçinin yer almaması ve işin nasıl yapıldığında etkili olamaması, kötü yönetilen örgütsel değişim ve iş güvensizliği, etkili olmayan iletişim, yönetim veya meslektaşların desteğinin olmaması, psikolojik ve cinsel taciz, üçüncü taraf şiddetini örnek olarak verir. Iş güvenliğinin tanımı risklerin kabul edilebilir düzeye indirilmesi şeklindedir ve risklerin kabul edilebilir düzeye indirilmesi için yapılan risk analizlerinde belirlenen riskler daha çok fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ergonomik risk etmenlerinden kaynaklanan risklerdir. Ülkemizde ve dünyada psikososyal risk etmenlerinden kaynaklanan riskler risk analizlerinde ve değerlendirmelerinde neredeyse hiç yer almamaktadır. Doğru yaklaşımla, iş büyüklüğüne veya türüne bakılmaksızın, psikososyal riskler belirlenerek önlenebilir yada azaltılabilir ve başarılı bir şekilde yönetilebilir. Psikososyal riskler de diğer iş güvenliği ve sağlık riskleri ile aynı şekilde mantıksal ve sistematik bir şekilde risk analizlerinde ele alınabilirler. Bu çalışma günümüzde yapılan risk analizlerinde psikososyal risk etmenlerine ne kadar yer verildiğini kimya sektöründen örnek bir çalışma ile göstermeyi amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Psikososyal Risk Etmenleri, Risk Analizi ve Değerlendirmesi



 


Keywords: