BİLDİRİ DETAY

Ali SİLAHTAR, Emrah BUDAKOĞLU, Günay BEYHAN, Mehmet Zakir KANBUR
SENARYO DEPREM SİMÜLASYONU İLE ISPARTA HAVZASININ ŞİDDET HARİTASI TAHMİNİ: 1 EKİM 1995 (MW:6.2) DİNAR DEPREMİ ÖRNEĞİ
 
Giriş: Güvenlikli yapı tasarımı, insanların deprem esnasında meydana gelecek can ve mal kaybını en aza indirgemede gerek ülkemizde gerekse dünyada çeşitli ülkelerde kullanılan deprem yönetmeliklerince zorunludur. Kuvvetli yer hareketi esnasında yapının güvenliğinin sağlanmasının yanında inşaat maliyetlerini asgari düzeye düşürmede mühendisler ve kentsel planlamacılar için önemli bir sorundur. Bu sorunu çözmede en etkili yol gerçeğe yakın senaryo deprem simülasyonları ile deprem tehlike haritalarının oluşturulmasıdır. Dünyada meydana gelen güçlü depremler (1994 Northridge (Mw:6.7), 1995 Kobe (Mw:7.2), 1999 Kocaeli (Mw:7.4), 2011 Van (Mw:7.1)) sonrası yapılan araştırmalar, deprem odağına aynı mesafede olmasına karşın zeminlerin birbirinden farklı etkilendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle magnitidü M>6 olan depremlerde çoğu kentsel bina yıkıcı etkide rezonans frekansı içeren kuvvetli yer sarsıntısı ile yıkılmış veya ağır hasar almıştır. Arap ve Afrika levhalarının, hareketsiz olduğu varsayılan Avrasya levhasına göre kuzey yönlü hareketi Anadolu’nun aktif tektoniğini belirleyen esas unsurlardır (McKenzie, 1972). Güneybatı Anadolu, Anadolu-Ege bloğunun batıya kaçış hareketi ve Kıbrıs-Helenik yaylarındaki yitim zonlarının etkisinde sığ ve orta derinlikte deprem etkinliği içerisindedir (Şahin, 2004). Helenik ve Kıbrıs yaylarının kesişimini temsil eden Isparta açısı içerisinde birçok yıkıcı deprem meydana gelmiştir (McClusky vd., 2003; Reilinger vd., 2006). Bu depremlerden 1 Ekim 1995 Dinar depremi (Mw:6.2) kişinin 92 kişinin ölümüne 200’den fazla kişinin de yaralanmasına, 4340 yapıda ağır hasara 3712 yapıda orta dereceli hasara, 6104 yapıda ise yüzeysel küçük ölçekli hasara neden olmuştur (Sucuoğlu vd., 1997). Deprem sonrası ortaya çıkan bu tablo deprem tehlike haritalarının önemini acı bir şekilde göstermiştir. Bu bağlamda hazırlanacak senaryo deprem sismik tehlike şiddet haritaları yapı tasarımında mühendisler ve şehir planlamacıları için çok değerli bir kaynak olacaktır. Amaç: Bu çalışmada, Mw:6.2 Dinar depremini üreten Dinar Çivril fayının 3 farklı homojen asperite modeli ile simüle edilip senaryo deprem sismik tehlike şiddet haritalarının oluşturulması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma kapsamında Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarında Larsen ve Grieger, (1998) ve Larsen vd., (2001) tarafından geliştirilen ve 3D jeolojik modellerde elastik dalgaları gerçekçi bir şekilde simüle edebilen sonlu fark dalga yayılımı kodu benimsenmiştir. E3D olarak bilinen bu kod üç boyutlu elastik ve viskoelastik modellemeyi ve yüzey topografyasını sismik enerji üzerindeki etkilerini dahil etmede fizik tabanlı hesaplamaları ve gelişmeleri içerir. Bu gelişmeler büyük ölçekli problemlerin daha verimli bir şekilde simüle edilmesine olanak sağlamıştır. E3D ile Mw:6.2 Dinar simülasyon modelinde deprem kaynak parametreleri Utkucu vd., (2002)’den (odak mekanizması: 309/51/-102, kırılma alanı: 24x20, kırılma hızı: 2.8 km/s, sismik moment: 2,8x1025 dyn/cm), hız ve soğrulma değerleri ise Anderson vd., (2001)’den alınarak simülasyona entegre edilmiştir. Kaynak zaman fonksiyonu olarak ise 0.5 Hz köşe frekanslı Gaussian fonksiyonu kullanılmıştır. Bulgular: Üç simülasyon için elde edilen en büyük yer hareketi hızı (PGV) değerlerinin 1.39 m/s’ye kadar ulaşabildiği tespit edilmiştir. Yırtılmanın tek taraflı güneydoğu yönüne doğru olduğu senaryoda PGV hızları Isparta baseninde 6-8 cm/s aralığında değişirken, kuzeybatı yönlü kırılma modelinde ise PGV hızları basen içerisinde 1 cm/s’den daha düşüktür. Kırılmanın çift taraflı olduğu senaryo modelinde ise havza içerisinde PGV hızlarının 3-4.5 cm/s aralığında değiştiği belirlenmiştir. Sonuç: Elde edilen bu PGV değerlerinden deprem tehlike şiddet haritalarının hazırlanmasında Wald vd., (1999) tarafından hazırlanan şiddet skalası kullanılmıştır. Oluşturulan haritalarda her üç kırılma modelinde Dinar ve yakın çevresinde alüvyon alanlarda VIII-IX arasında değişen yıkıcı hasar varlığı, ana kaya üzerindeki alanlarda ise IV-V arasında oldukça az hasar varlığı tespit edilmiştir. Buna karşılık bütün kırılma modellerinin Isparta baseni içerisinde önemli hasar etkisi vereceği beklenmemekle birlikte, sadece yırtılmanın GD yönlü olduğu durumda V civarında hasarsız veya oldukça az hasarlı etki edeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Isparta Havzası, Simülasyon, PGV, Deprem Tehlike



 


Keywords: